Bazen insan kaçmak istiyor. Belki yazıya güzel bir başlama cümlesi olmadı biliyorum ama sanatsal bir cümle ya da afilli bir cümle de değil .
Ama insan istiyor işte .
Şöyle siyasetten uzak, tarafsız, sakin bir gün geçirmek…
Ama mümkün mü?
Bir deneme yapalım mı sizinle?
Sabah kahvaltı yapmadan bakkala gidiyorsun, ekmek alacaksın.
Daha “Günaydın” demeden bakkal başlıyor: “Abi gördün mü dünkü konuşmayı? Şunların yaptığına bak! Böyle şey mi olur? Ben olacaktım var ya…”
Ekmek mi alıyorsun, seçim bildirgesi mi anlamıyorsun.
Hadi minibüse bindin, belki biraz kafanı dağıtırsın. Şöyle bir çarşı pazar yapayım diyorsun . Hooop şoför koltuğuna yaslanmış, aynadan gözlerini sana dikmiş: “Abi bu yollar neden böyle biliyor musun? Siyaset yüzünden!” Yolu izlemek yerine bir anda ülkenin ulaşım politikalarıyla yüzleşiyorsun.
Adam Ulaştırma Bakanı’ndan başlıyor muhalefete kadar ne varsa anlatıyor.
İşe vardın, belki meslekî bir sohbet edersiniz.
İş güç konuşursunuz havadan sudan sohbetler edersiniz , diye umuyorsun.
Yan masadaki iş arkadaşın heyecanlı: “Ya dün şu televizyon programını izledin mi? Bunlar ülkeyi ne hale getirdi!” Çay molasında ekonomi tartışmaları, öğle arasında anayasa analizi… İş mi yapıyorsun, açık oturumda moderatörlük mü belli değil.
Radyoyu açıyorsun abuk subuk müziklerle , sevgilileriyle gündeme gelmek dışında hiçbir özelliği olmayan şarkıcı da siyaset konuşuyor.
Elinde kumanda televizyonda gezineyim diyorsun TikTok fenomeni siyaset konuşuyor. Sana ne yapacağını anlatıyor. Bu fenomenin ismini yazamıyor olması dışında hiçbir sorun yok bu arada.
Hafta sonu arkadaşınla buluşuyorsun. Sohbet futboldan açılıyor ama çok sürmüyor: “Zaten spor da siyaset de karıştı, bilmem ne kulübü şu partiyi destekliyormuş.” Bir bakmışsın, spor yorumcusu olmaktan çıkmış, siyasî analiz yapıyorsun.
Tamam,” diyorsun, “Berbere gideyim, tıraş olayım, en azından saçım başım düzelsin.” Ama makasla birlikte siyasi yorumlar da işliyor: “Abi bak söyleyeyim, bu işin sonu iyi değil. ” Dolar aşağı altın yukarı hooop ekonomist berber analiz yapıyor.
Kafandaki tek soru şu: “Abi enseyi kısa mı alalım?” olması gerekirken, ülkenin ense tıraşı tartışılıyor.
“Kaçayım biraz, hamama gideyim,” diyorsun. Sıcak su, kese, rahatlama…
Tam kafanı arkaya yaslamışsın ki hoop tellak başlıyor: “Bunlar yüzünden hamam kültürü de bitti be abi!” Buhar değil, siyasi tartışma kaplamış hamamı.
Kantinde öğrenci siyaset konuşuyor, öğretmenler odasında öğretmen siyaseti konuşuyor.
Devlet dairesinde memur siyaset konuşuyor, sıra bekleyen vatandaş siyaset konuşuyor.
Anneni babanı arıyorsun hal hatır soracaksın onlar seninle ister istemez siyaset konuşuyor evlatsın seni merak ediyor. “Aman oğlum bulaşma , başına bir iş gelmesin.”
Sosyal medyada bütün mecralar neredeyse siyaset konuşuyor.
Artık nereye gidersen git, ne yaparsan yap, kaçış yok. Metroda, kasapta, manavda, okulda, işte , evde…
Herkes siyasetin içinden konuşuyor. Tezgahtar fiyatların sebebini anlatıyor, apartman yöneticisi oy dağılımına göre apartmanda kimlerin asansör kullanması gerektiğini tartışıyor.
Mahallede çocuklar bile oyun oynarken siyaset simülasyonu yapıyor!
Ve işin ilginç kısmı kimse kimseyi dinlemiyor. Herkes sadece kendi siyasi düşüncesini anlatıyor, karşısındakini ikna etmeye çalışıyor. Kimse “Sen ne düşünüyorsun?” diye sormuyor, sorsa da cevabı beklemiyor.
Öyle bir gerginlik ki, insanlar farklı fikirleri duymaya tahammül bile edemez hâle gelmiş.
Oysa siyasetin her yere bulaşması, toplumun sinir uçlarını diri tutmaktan başka bir işe yaramıyor.
Herkes kendince haklı, herkes bir diğerini ötekileştiriyor. Dostluklar siyaset yüzünden bozuluyor, insanlar birbirine selam vermekten çekinir hâle geliyor. En basit sohbetler bile, tarafların cepheleştiği savaş alanlarına dönüyor.
Bir gün gerçekten siyasetten uzak, huzurlu bir gün geçirmek istersem ne yapmalıyım diye düşünüyorum. Belki dağa çıkıp çobanlarla sohbet ederim diyorum ama eminim onlar da başlar: “Abi koyun fiyatları niye böyle biliyor musun?”
Kaçış yok. Toplum olarak siyasi enfeksiyon yaşıyoruz. Öyle aşıyla maşıyla geçecek gibi de değil. Sanırım en iyisi, siyasi yorum yapmayan bir robotla sohbet etmek.
Ama ona bile “Ülke nereye gidiyor?” diye sorarsam, başa döneceğimden eminim.
…